Demirtaş Öcalan’ın rakibi mi?

26.04.2026 rusencakir.com

Şubat ayı başında kendisiyle yapılan bir görüşmede PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “Yahu adım atan ben, katkı yapan benim. Ama ‘Öcalan ile olmaz’ diyorlar. Engel benmişim gibi. Bu durumda ya beni öldürmeli ya da benim kendimi öldürmem lazım. O zaman başkasını bulun, çözsün. Selahattin [Demirtaş] diyorlar. Selahattin ne yapabilir?” demiş olduğunu salı günü medyascope’ta çıkan özel haberimizde aktardık. (https://medyascope.tv/2026/04/21/bahceli-inanilir-gibi-degil-ocalandan-yeni-aciklamalar-ozel-haber/)

PWD örneği
Öcalan’ın “Selahattin ne yapabilir?” sözünü kimileri Demirtaş’ı kendisine rakip gördüğü şeklinde yorumladı. Bu yorum sahiplerinin PKK hareketinin temellerini ve onun yaşadığı tarihsel süreci tam kavrayabildikleri söylenemez. Bu hareket belki de ilk andan itibaren bir “lider hareketi” olarak başlayıp öyle devam etmiştir. Hareket içinde zaman zaman yaşanan tartışma ve iktidar savaşlarında doğrudan hedefin Öcalan ve onun liderliği olduğu olduğuna pek rastlanılmamıştır. 
Öyle ki 2004 yılında PKK içinde yaşanan büyük bölünmede Osman Öcalan, Nizamettin Taş, Hıdır Yalçın gibi üst düzey kadrolar, Abdullah Öcalan kendilerini değil de Cemil Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan ekibini tercih edince PWD’yi kurmak zorunda kaldılar. Zaten bu örgüt de etkili olamadan bir yıl sonra tarihe karıştı.
 
Öcalan’a rağmen İmamoğlu’nu desteklediği iddiası
Bu hareketin içinde doğmuş olan Selahattin Demirtaş’ın “Öcalan realitesi”ni bilmemesi asla söz konusu olamaz. Bilip de buna meydan okuması tabii ki mümkün fakat bugüne kadar böyle bir işaret görmedik.
Bu noktada 23 Haziran 2019’da Demirtaş’ın Öcalan’a rağmen, hatta ona inat olarak Ekrem İmamoğlu’nu desteklediği iddiası ciddi bir istisna olarak karşımıza çıkıyor. Fakat bunun sanıldığı gibi olmadığını, Demirtaş’ın İmamoğlu’nda desteğini açıklamadan önce Öcalan’ın tavrından haberdar olmadığını 25 Ekim 2025’te yayınlanan haberimizde kanıtlamıştık. (https://medyascope.tv/2025/10/25/2019da-demirtas-ocalana-ragmen-imamoglunu-mu-destekledi/)

“Keşke Demirtaş lider olsa” diyenler
Demirtaş’ın böyle bir niyeti olmasa da birbirinden farklı kesimlerin, onun Öcalan yerine Kürt hareketinin liderliğine talip olmasını istedikleri kesin. Bunların hatırı sayılır bir bölümü, şu ya da bu nedenle hiç haz etmedikleri Kürt hareketinin bu sayede bölünmesini umanlar.
İkinci sırada Öcalan’ın AKP ve Erdoğan’a (sonradan bunlara MHP ve Devlet Bahçeli de eklendi) daha yakın görünüyor olmasından hoşlanmayıp Demirtaş liderliğindeki bir Kürt hareketiyle “oyunu bozmak” isteyenler geliyor.
Nihayet içeriden ya da dışarıdan Kürt hareketine önem atfedip Öcalan’ın liderliğinin çağın ruhunu yakalamasının mümkün olmadığını, Demirtaş’ın özellikle genç Kürtleri ve Kürt olmayan kesimleri etkileyebileceğini düşünenler karşımıza çıkıyor.

Öcalan ve Demirtaş’ın güç ve sınırları
Son olarak Öcalan’ın “Selahattin ne yapabilir?” sözünü Demirtaş’ı küçümsediği, hatta aşağıladığı şeklinde yorumlayanlara değinmek lazım. PKK tarihi boyunca Öcalan’ın yaptığı konuşmalar, verdiği röportajlarda hayattaki Kürt hareketi mensuplarına övgüde cimri, buna karşılık eleştiri, hatta hakarette bonkör olduğu bilinir.
Ama bu son örnekte bir küçümseme olduğu söylenemez. Öcalan, içinden geçmekte olduğumuz son derece zor sürecin kendi liderliği olmadan sağlıklı ilerleyemeceğini söylüyor ki son derece haklı. Kandil’deki öz kardeşi (Nurettin Demirtaş) tarafından bile ağır eleştirilere maruz kalan Selahattin Demirtaş’ın, PKK’nın ve onun diğer ülkelerdeki kollarının silahsızlandırılmasını başarabilmesi nasıl mümkün olabilir?
Öcalan’ın Demirtaş’ı küçümsemek bir yana ona önem atfettiğini, 27 Mart’ta yapılan beş saatlik -heyetler halindeki- görüşmede İmralı heyetine “gerekirse parti olarak kendisinden özür dileyin” demiş olmasından anlıyoruz.
Sonuç olarak son bir yıldır değişik vesilelerle izah etmeye çalıştığım bir şeyi tekrarlamak istiyorum: Öcalan ve Demirtaş karşılıklı olarak birbirlerinin güç ve sınırlarının farkında. Eğer Öcalan’ın liderliğinde verimli bir işbirliği yaparlarsa bu hem Kürt hareketi, hem Türkiye için iyi olur. 



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
26.04.2026 Demirtaş Öcalan’ın rakibi mi?
19.04.2026 Mansur Yavaş’ın “topluca bir karar almamız gerekiyor” çağrısının anlam ve önemi
18.04.2026 Gülistan, Rojin, Rabia, Nadira, Burak ve diğerleri
17.04.2026 Okul saldırıları: Tabii ki siyasi
16.04.2026 Kindar nesil
16.04.2026 Orhan Miroğlu “Posta Kutusu 213 Diyarbakır” belgeselini anlatıyor
15.04.2026 Özgür Özel AKP’lilerin aklını çelebilir mi?
14.04.2026 Çözüm sürecini esas olarak Öcalan’ın statüsü sorunu tıkıyor
14.04.2026 Hafta Başı (78): Mansur Yavaş da hedefte | Macaristan dersleri
13.04.2026 Netanyahu ve diğer İsrail yöneticileri niçin Erdoğan’ı hedef alıyor?
26.04.2026 Demirtaş Öcalan’ın rakibi mi?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı